25 Eylül 2008 Perşembe


Brezilya ve Peru arasındaki Amazon Ormanları’nda, dış dünya ile daha önce hiç tanışmamış bir kabile bulundu.


Hayatlarını avcılık yaparak sürdüren kabilenin erkekleri, fotoğraflarını çeken helikoptere mızrak ve oklarla saldırdı.


Brezilyalı Survival International kuruluş dün bu büyük keşfi tüm dünyaya açıkladı. Brezilya’da yerlilerin yaşam alanlarını koruyan kuruluş, Peru sınırındaki Amazonlar’ın derinliklerinde daha önce hiç duyulmamış bir kabilenin fotoğraflarını yayınladı.


“Envira Yerlileri” adı verilen yaklaşık 30 kişilik grubun daha önce dış dünyayla hiç tanışmadığı açıklandı. Grubun fotoğraflarını çeken helikoptere korku ve şaşkınlıkla baktıkları görülüyor.


Çalı ve dallarla yaptıkları çadır şeklindeki barınaklarda yaşayan Envira Yerlileri, vücutlarını bitki köklerinden elde ettikleri boyalarla boyuyor.


Bu ilginç seyahatle ilgili bilgi veren Survival International’dan kabile uzmanı Jose Carlos, “Üzerlerinden uçtuk. Ve onları gördük. Onların var olduklarını ispatladık. Bu inanılmaz” sözleriyle duygularını açıklıyor.


Bilimadamlarının, henüz kabileyi ziyaret etmedikleri, sadece havadan tespit yapıldığı öğrenildi.


Tepelerinde uçan helikopteri görünce kaçmak yerine ok atarak 'savaş' durumuna geçen yerlilerin, dış dünya ile hiç bir şekilde irtibat kurmadıkları anlaşılıyor.


Survival International’a göre, Amazon’daki doğa kıyımı, yerlilerin hayatlarını tehlikeye atıyor. Brezilya’da benzer şekilde yaşayan 64 kabile olduğu belirtiliyor.


Dünya üzerindeki bu heyecan verici keşif, büyük şaşkınlık ve merak uyandırdı.
msn ve heryerde görmeye duymaya alıştığımız zuhaha sözcüğünün nerden geldiğini biliyomuydunuz ? Merak etmeyin bunu bilmeyen sadece siz değilsiniz…Bunu 1999 yılında araştırmaya başlayan Oxford University, uzun araştırmalar sonucu akıl almaz sonuçlar elde etti..

ZUHAHA nın bir kabile olduğunu!!!…..Ve tabi PUHAHA nın !!!

M.Ö 70 yılında; dünyanın çeşitli bölgelerinde hüküm süren bu iki kabile aynı anda yıkıldı….ne zaman kuruldukları ise bilinmiyor…
Oxford University bu iki kabilenin birbiriyle hep çekişme içinde olduğunu söylüyor…Bunun bir diğer nedenide stratejik konumları…


tarihi M.Ö 200 lere dayanan belgelere bakılarak iki kabile arasında geçen savaş öncesi diyaloglar iki kabilenin yıldızının neden hiç barışmadığını kanıtlar nitelikde….


(cümleler 8 dilbilimci tarafından 2 yılda tercüme edilmişdir…)

olay balık tutarken karşılaşan iki farklı kabile üyesi arasında gerçekleşmişdir…

—-**##selam zuhahalı…

———-selamda benim mekanda balık tutuyon ne iş

—-**##yok be kardeş ben sen yokken yerini tutuyodum..

———zuhahahahahahahahahah güleyim bari….sen kimi kandırıyon len kanı bozuk puhahalı

—-**##puhahahahahahaha asıl ben güleyim…

(burda geçen zuhaha ve puhaha sözcükleri kabilelerin geleneklerinden dolayıdır, kızgınken konuşurken cümlelerin başına
zuhaha ve puhaha koyuyorlar, günümüzde uygulanan +18 uyarısını taaaaaaa ne zaman icad ettiklerini görüyoruz…yani bizim gibi “”"la duydunmu bizim maho gay olmuş zuhahahahahahaha”"”" gibi değil niyetleri…)

———gül de bak ne yapıyom seni…

—-**##puhahahahahaha yeter uleyn gel buraya puhaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!

———neeeeeeee puhaaaaaaaaaaaa mı ulen sen bana nasıl…heytttt zuhaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

—-**##puhahahaha

———zuhahahahaha

—-**##puhahahaha


Not:Bunu yazan arkadaş bu bilgilerin gerçek olduğundan bahsetmiş... Ne kadar doğru onu da siz düşünün...


İngiltere açıklarında, bundan 40 yıl kadar önce, İngiliz Roy Bates tarafından kurulan dünyanın en küçük devleti “Sealand” satışa çıkarıldı.
The Times gazetesinin haberine göre, eski bir askeri platform olan ve 550 metre karelik oturulabilir alana sahip “Sealand Prensliği”, kimse tarafından tanınmayan bir devlet. Sadece helikopter ya da gemiyle ulaşılabilen devlet için sahipleri 10 milyon sterlin istiyor.

Bu kadar çok para istenmesinin nedeni ise bu küçük devletin niteliklerinden kaynaklanıyor: sınırsız deniz manzarası, tam bir sükunet garantisi ve vergilerin olmaması....

Hukuki statüsü tartışmalı olan platform-ada, 1967’de İngiliz ordusunun eski binbaşısı Roy Bates ve ailesi tarafından işgal edildi. Uluslararası karasularda bulunduğu için adanın devlet statüsüne çıkarılabileceğini ilan eden Bates kendine “prens” unvanı da verdi. Ertesi yıl Kraliyet Donanması Roy’u adadan atmaya çalıştı, ancak platformdan açılan uyarı ateşine maruz kalan askerlerin girişimi başarılı olmadı. Daha sonra da bir İngiliz savcı platformun İngiliz karasularının 3 mil açığında olması dolayısıyla Roy Bates’i haklı bile buldu.


1974’te ise Roy Bates işi bir anayasa çıkarmaya kadar vardırdı ve ardından “egemenlik simgesi olarak”, bir bayrak, milli marş ve Amerikan Doları ile eşdeğer bir para birimi olan Sealand Dolarını kabul etti.

Bates’in oğlu, 40 yıldır adada olduklarını, babası yaşlandığı için adayı satışa çıkardıklarını anlattı. Ada için astronomik fiyat istendiğini bildiğini ifade eden Michael, teklifleri bekleyip göreceklerini söylüyor.

Bu kadarı da Tesadüf mü???

Abraham Lincoln’un kongreye seçildiği yıl 1846.
John F. Kennedy’nin kongreye seçildiği yıl 1946.

Abraham Lincoln’un ABD Başkanı olduğu yıl 1860.
John F. Kennedy’nin ABD Başkanı olduğu yıl 1960.


Her iki başkan da bir cuma günü suikasta kurban gitti.
Her iki başkan da başlarına isabet eden kurşunla oldu.


Lincoln’un sekreterinin soyadı Kennedy idi.
Kennedy’nin sekreterinin soyadı Lincoln idi.


Lincoln ve Kennedy güneyliler tarafindan öldürüldü.
Lincoln ve Kennedy’nin koltuğuna güneyliler oturdu.
Yerlerine gelen başkanların soyadları Johnson’dı.

Lincoln’den sonra başkan olan Andrew Johnson’ın doğum yılı 1808’di.
Kennedy’den sonra başkan olan Lyndon Johnson’ın doğum yılı 1908’di.

Lincoln’u vuran John Wilkes Booth’un dogum yılı 1839’du.
Kennedy’yi vuran Lee Harvey Oswald’ıd doğum yılı 1939’du.


İki suikastçinin de üç ismi vardı.
İki suikastçinin de isimlerinde 15 harf vardı.

Lincoln, “Kennedy” isimli bir tiyatroda vuruldu.
Kennedy, “Lincoln” marka bir otomobilde vuruldu.


Lincoln’u vuran tiyatrodan kaçtı, bir depoda yakalandı.
Kennedy’yi vuran depodan kaçtı, bir tiyatroda yakalandı.


Her ikisi de davaları başlamadan öldürüldü.


Ve sıkı durun..."O


Lincoln ölmeden bir hafta önce Maryland Monroe’daydı.
Kennedy ölmeden bir hafta önce Marilyn Monroe’ylaydı...

The Bookseller dergisi ‘En Tuhaf İsimli Kitap’ ödülünü verdi. İşte en tuhaf isimli kitaplardan bazıları.

The Anger of Aubergines
"Patlıcanların Öfkesi"

Bombproof Your Horse
"Atınızı Bomba İşlemez Kılın"

Coyotes I Have Known
"Tanıştığım Çakallar"

Fancy Coffins
"Şık Tabutlar"

God Makes Sex Great
"Seksi Harikulade Yapan Tanrı’dır"

The Aesthetics of the Japanese Lunchbox,
"Japon Sefertası Estetiği"

The Joy of Chicken
"Tavuk Coşkusu"

Reading Toes
"Ayak Parmaklarını Okumak"

Reusing Old Graves
"Eski Mezarları Yeniden Kullanmak"

The Sexual Politics of Meat
"Etin Cinsel Politiği"

Tattoed Mountain Women and Spoon Boxes of Daghestan
"Dağıstan’ın Dövmeli Dağ Kadınları ve Kaşık Kutuları"

Rats: For Those Who Care
"Fareler: Aldırış Edenlere"

How to Shit in the Woods
"Çalılıklara Büyük Tuvaletinizi Nasıl Yaparsınız"
(‘Yitip gitmiş bir sanata çevreci bakımdan güçlü bir yaklaşım’ alt başlığını taşıyan bu sonuncusuna ‘gözden geçirilmiş 2. baskı‘ ibaresi eklenmiş.)

Knitting with Dog Hair
"Köpeğinizin halıya, koltuğa, yatağa yorgana yapışan tüylerini biriktirip nasıl atkı, bere vesaire örebilirsiniz."
Alt başlık şöyle: ‘Hiç tanışmayacağınız bir koyundansa, tanıyıp sevdiğiniz bir köpeğin tüyleriyle öreceğiniz kazak daha iyidir’..

Greek Rural Postmen and Their Cancellation Numbers
"Yunanistan’daki Taşra Postacıları ve İptal Numaraları"

People Who don’t Know They’re Dead
"Öldüğünden Bihaber İnsanlar

24 Eylül 2008 Çarşamba

~~Gelecegin Hayvanlari~~

Fransa'daki eğlence parkı Futuroscope geleceğin hayvanlarını çizdi... Hazırlanan animasyonlar bilimsel çalışmalar esas alınarak yapıldı. Buna göre 5 milyon yıl sonra hayat çok değişecek.

Çöller daha sıcak, dağlar daha yüksek, kuzeydeki ormanlar daha sık olacak. Sadece çok güçlü ve grup halinde yaşayan canlılar hayatta kalacak.

Hayvanlar değişen doğal şartlara uyum sağlamak için değişecekler. Mesela maymunlar zıplamayı bırakıp yürümeye başlayacak. Muz yerine de balık yiyecekler.

Senaryoya göre 5 milyon yıl sonra Amazon ormanları da yok olacak.

5 milyon yıl sonra devekuşları rengarenk olacak. Ama görüntüye aldanmamak lazım, çünkü otlaklar kurayacağı için onlar birer canavara dönüşecek.

Sürüngenlerin büyük bir kısmı daha da irileşecek. Tıpkı kirpiler gibi..

Sıçanlar da birer domuz büyüklüğüne gelecek. Zira gelecekte güçlü olan ayakta kalabilecek.

Günümüzden 100 milyon yıl sonra yaşayan en büyük hayvan kaplumbağalar olacak. 120 tonluk kaplumbağalar ortaya çıkacak. Domuzlar ise bu hale gelecek.

Denizde yaşayan canlılar da çok değişecek. Yeni türler ortaya çıkacak.

İklim çok değişecek. Hava çok daha sıcak olacak, canlıların boyları uzayacak.

Denizlerde de önemli değişimler olacak.

200 milyon yıl sonra denizlerdeki yaşam çok ama çok değişecek. Balıkların bir kısmı karaya çıkacak.

Denizler bir çok canlı için çetin yaşam koşulları sunacak. Buna uyum sağlayamayan türler yok olup gidecek.

100 milyon yıl sonra filler içinde hayat çok zorlaşacak.

Kuşlar daha da iri olacak. Ve parlak renkleri ile dikkat çekecekler.
Ama en önemlisi "balık artık kavağa çıkacak"... Senaryoya göre gelecekte kalamarlar denizden çıkıp ağaçlarda yaşamaya başlayacak.

Mürekkep balıkları artık denizlerde değil, sık ormanlarda yaşamaya başlayacak.

Squibbon denilen mürekkep balıkları da denizleri terkedip ormanlara çekilecek. Çevik ve daha zeki olacak olan mürekkep balıkları, ağaçlarda yaptıkları yuvalarda yaşayacak.

200 milyon yıl sonra sürüngenler toprak çok sıcak olacağı için sürünmeyi bırakıp zıplamaya başlayacak. Tıpkı salyangozlar gibi... Salyangozların zıplama hızı günümüz insanının yürüme hızına eşit olacak.